DÖVİZE ENDEKSLİ KREDİLERİN VERGİSEL BOYUTU
Anahtar Kelimeler; döviz kredisi, döviz endeksli kredi, döviz endeksli krediler
I-GİRİŞ:
Dövize endeksli krediler, bir firma lehine tespit edilen kredinin belli bir döviz cinsine endekslenerek, firmalara bu limit dahilinde ödeme tarihindeki banka döviz alış kurları üzerinden Türk Lirası veya Yeni Türk Lirası olarak ödenen kredilerdir. Döviz kurlarındaki artışın, Türk Lirası veya Yeni Türk Lirası faizlerinin altında kalacağını öngören firmalar için uygun bir finansman kaynağıdır. Her türlü ticari faaliyetin finansmanında kullanılabilen dövi- ze endeksli krediler ihracat taahhüdü doğurmadığından firmalar açısından taahhüt açığı ve müeyyide riski doğurmaz. Vadesi üç aya kadar olan spot dövize endeksli kredilerde faiz ödeme si vade sonunda, üç aydan daha uzun vadeli olan kredilerde ise devre sonlarında ve vade sonlarında yapılmaktadır.
II-DÖVİZE ENDEKSLİ KREDİLERDE ANAPARA KUR FARKINDAN KAYNAKLANAN KKDF VE BSMV TUTARI:
Dövize endeksli kredilerde, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası talimatları gereği kredinin erken kapanması, krediye ara ödeme yapılması veya taksit ödemesi durumun- da ödeme yapılan tarihteki kurun kredinin daha önceki taksit tarihlerindeki ve kredinin kullan dırım tarihindeki kurdan yüksek olması durumunda kalan anapara toplamı üzerinden KKDF*, ödeme yapılan tarihteki kurun kredinin kullandırım kurundan yüksek olması durumunda da ödenen taksit içindeki anapara kur farkı üzerinden BSMV* tahsil edilmekte ve ilgili kurumla- ra aktarılmaktadır. KKDF muafiyeti olan konut kredileri hariç tüm dövize endeksli bireysel kredilerde kur farkından kaynaklanan KKDF ve BSMV tahsil edilmektedir. Taksit tutarı için- de bulunan KKDF ve BSMV, dövize endeksli olsun olmasın tüm bireysel kredilerde, kredi faiz tutarı üzerinden hesaplanmaktadır.Anapara kur farkından kaynaklanan KKDF ve BSMV tutarları ise sadece dövize endeksli bireysel kredilerde, kurun yükselmesi durumuna istinaden anapara üzerinden hesaplanmakta ve taksit üzerine eklenerek tahsil edilmektedir. Kredinin erken kapatılma, krediye ara ödeme yapılma veya taksit ödenme tarihin- deki kurun daha önceki taksit tarihlerinden ve kredinin kullandırım kurundan yüksek olması durumunda, taksit ödeme tarihindeki kur ile daha önce tahsil edilen taksit tarihlerinde veya kredi kulandırım tarihindeki kurların en yükseği arasındaki farkın, bir önceki taksit ödendik- ten sonra kalan anapara ile çarpımı KKDF matrahı olup, bu tutarın %10’u KKDF olarak;tak- sit ödeme tarihindeki kurun kullandırım tarihindeki kurdan yüksek olması durumunda, ödenen taksit içindeki anaparanın taksit ödeme tarihindeki kur ile kullandırım tarihindeki kur farkıyla çarpımı BSMV matrahı olup, bu tutarın %5’i BSMV olarak tahsil edilmektedir.KKDF’ye tabi olmayan krediler (konut kredisi gibi) kur farkından kaynaklanan KKDF’ye de tabi değildir.Bu krediler için kurun yükselmesi durumunda BSMV oluşacak ve taksitle birlikte yalnız BSMV tahsilatı gerçekleştirilecektir.
*Ercan ALPTÜRK-Gelirler Başkontrolörü
*KKDF:Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu,BSMV:Banka-Sigorta Muameleleri Vergisi
-1-
Dövize endeksli konut kredisi, kredi kullandırım tarihinde mevzuat çerçevesinde KKDF’den muaf olarak kullandırılmışsa, kur farkından kaynaklanan KKDF’ye de tabi olmaz. Ancak taksit ödeme tarihindeki döviz kurunun, kredinin kullandırım tarihindeki kurdan yük- sek olması durumunda kur farkından kaynaklanan BSMV tutarı, taksit tutarına eklenerek müş teriden tahsil edilir.Erken kapama, ara ödeme veya taksit ödeme tarihindeki döviz kurunun, ödenen taksitten önceki taksit tarihlerindeki ve kredinin kullandırım kurundan düşük veya eşit olması durumunda anapara kur farkından kaynaklanan KKDF ödenmez.Taksit ödeme tarihindeki kurun, kredinin kullandırım kurundan düşük ya da eşit olması durumunda taksit tutarı içindeki anapara üzerinden hesaplanan anapara kur farkından kaynaklanan BSMV ödenmez. Erken kapama yani kredinin kalan tutarının vadesinden önce ödenerek kredinin kapatılması durumunda, ödeme tarihindeki kurun daha önceki taksit ödeme tarihleri ve kredi kullandırım tarihindeki kurdan yüksek olması durumunda ve ara ödeme yani kredinin 1 taksit tutarından daha fazla miktarının kredi bakiyesine mahsuben ödenmesi durumunda, ödeme tarihindeki kurun daha önceki taksit ödeme tarihleri ve kredi kullandırım tarihindeki kurdan yüksek olması durumunda KKDF tahsil edilir.Erken kapama ve ara ödeme tarihindeki kurun, kredi kullandırım tarihindeki kurdan yüksek olması durumunda, anapara kur farkından kaynak lanan BSMV tahsil edilir.Anapara kur farkından kaynaklanan tutarlar üzerinden %10 KKDF ve %5 BSMV (taksit içindeki anapara üzerinden) tahsil edilmektedir.
Anapara kur farkından kaynaklanan KKDF ve BSMV tutarları kredinin erken ka- pandığı, ara ödeme yapıldığı ya da taksitinin ödendiği gün krediye ilişkin ödeme miktarının üzerine eklenerek ödenir Dövize endeksli kredilerde anapara üzerinden doğan kur farkları,6802 Sayılı Gider Vergileri Kanunu’nun 28. ve devamı maddeleri ile Bakanlar Kurulu’nun 88/12944 ka- rar sayılı (1) ve 95/7267 karar sayılı (2) kararnameleri gereği, Banka Sigorta Muamele Vergisi ile Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu’na tabidir.
Anapara kur farkından kaynaklanan KKDF ve BSMV tutarlarının ödenmemesi kredi taksitinin ödenmemesi ile aynı sonucu doğurmaktadır. Yani anapara kur farkından kay- naklanan KKDF ve BSMV’nin ödenmemesi durumunda taksit de tahsil edilmemiş olacak ve kredi, imzalanan kredi sözleşmesi gereği işlem görecektir.
___________________________________________________________________________
(1).07.06.1988 tarihli 19835 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanmıştır.
(2).15.09.1995 tarihli 22405 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanmıştır.
-2-
III-YURT DIŞINDAN TEMİN EDİLEN KREDİLER İLE İLGİLİ VERGİSEL ÖZELLİKLER:
163 No’lu VUK Genel Tebliği’nde (3);“Döviz kredisi kullanılarak yurt dışından sabit kıymet ithal edilmesi sırasında veya bu kıymetlere ilişkin borç taksitlerinin değerlemesi dolayısıyla ortaya çıkan kur farklarından, sabit kıymetin iktisap edildiği dönem sonuna kadar olanların, kıymetin maliyetine eklenmesinin zorunlu olduğu, aynı kıymetle ilgili söz konusu dönemden sonra ortaya çıkan kur farklarının ise ait oldukları yıllarda doğrudan gider yazılması yada maliyete eklenmek sureti ile amortisman yolu ile itfası mümkün bulunmaktadır.”şeklinde açıklamalar yapılmıştır.
Ayrıca,163 No’lu VUK Genel Tebliği’nde; yatırımların finansmanında kullanılan kredilerle ilgili faizlerden kuruluş dönemine ait olanların sabit kıymetlerle birlikte amortisman yolu ile itfa edilmek üzere yatırım maliyetine eklenmesi, işletme dönemine ait olanların ise doğrudan gider yazılması ya da maliyete intikal ettirilerek amortisman yolu ile itfasının mümkün olduğu da açıklanmıştır. Yatırım indirimi uygulaması ile ilgili 187 nolu GVK Genel Tebliği’nin IV-b bölümünde de; “Yatırım indirimi konusuna giren aktif değerlerin finansmanında kullanılan krediler nedeni ile doğan kur farkları ve faizler, yatırıma konu iktisadi kıymetlerin maliyet unsuru olduğundan, yatırım indirimi kapsamına girmektedir. Buna göre yatırım konusu iktisadi kıymetlerin aktife alındığı dönemin sonuna kadar ortaya çıkan ve maliyete intikal ettirilen kur farklarına ve faizlere yatırım indirimi uygulanır.Ancak yatırım konusu iktisadi kıymetlerin aktifleştirilerek üzerinden amortisman ayrılabilir hale geldiği dönemi izleyen dönemin başından itibaren, bunlarla ilgili ortaya çıkan kur farkları ve faizlere yatırım indirimi uygulanması mümkün değildir.” şeklinde açıklamalar yapılmıştır.
238 No’lu VUK Genel Tebliği’nde (4) konu ile ilgili yapılan açıklama şu şekildedir:“ .... emtianın satın alınıp işletme stoklarına girdiği tarihe kadar oluşan kur farklarının maliyete intikal ettirilmesi zorunludur. Stokta kalan emtia ile ilgili sonradan ortaya çıkacak kur farklarının ise, ilgili bulundukları yıllarda gider yazılması veya maliyete intikal ettirilmesi mümkün bulunmaktadır.İşletmelerin finansman temini maksadı ile bankalardan veya benzeri kredi müesseselerinden aldıkları krediler için ödedikleri faiz ve komisyon giderlerinden dönem sonu stoklarına pay vermeleri zorunlu bulunmamaktadır. Buna göre mükellefler söz konusu ödemelerini doğrudan gider olarak kaydedebilecekleri gibi, diledikleri takdirde stokta bulunan emtiaya isabet eden kısmını maliyete dahil edebileceklerdir.”
___________________________________________________________________________
(3).27.01.1985 tarih ve 18648 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanmıştır.
(4). 02.03.1995 tarih ve 22218 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanmıştır.
-3-
IV-YABANCI KREDİ KURULUŞLARINDAN ALINAN KREDİLERDE
DAMGA VERGİSİ VAR MI?
488 Sayılı Damga Vergisi Kanunu’na göre;Kanuna ekli 1 sayılı tablodaki kağıtlar damga vergisine tabidir. Bu kağıtları imza edenler damga vergisi mükellefidir.Ayrıca Yabancı memleketlerde Türkiye deki yabancı elçilik ve konsolosluklarda düzenlenen kağıtlar , Türkiye deki resmi dairelere ibraz edildiği , üzerinde devir veya ciro işlemleri yürütüldüğü veya herhangi bir suretle hükümlerinden faydalanıldığı taktirde vergiye tabi tutulur. Kanuna ekli 1 sayılı tabloda çeşitli işlemlere ilişkin damga vergisi oranları gösterilmiştir. Damga vergisi nispi ve maktu olmaküzere iki şekilde alınmaktadır.Nispi vergide kağıtların nevi ve mahiyeti ile üzerinde yazılı para maktu vergide ise kağıtların mahiyeti esas alınır.Damga vergisi ödeme şekilleri , vergiye konu işlemin mahiyetine göre farklılık göstermektedir.Öde- me işleme konu kağıtlara pul yapıştırılması , kanunda saklı hallerde basılı damga konulması veya makbuz verilmesi yada istihkaktan kesinti yapılması suretiyle ödenir
Damga vergisi kanununa eklenen mükerrer 30. madde ile yabancı ülkelerin kredi kuruluşlarından ve diğer her türlü dış kaynaklardan direkt veya Türkiye’de faaliyet gös- teren kuruluşları vasıtasıyla alınacak kredilerde ve bu kredilerin geri ödenmesinde düzenlene- cek kağıtlarda damga vergisi nispetini “ 0 “ a kadar indirmeye , indirilen nispeti kanuni seviye sine kadar çıkartmaya ve bu nispetler dahilinde kredi türleri itibariyle farklı nispetler tespit etmeye ve bu konu ile ilgili usul ve esasları belirlemeye Bakanlar Kurulu yetkili kılınmıştır. 87/12067 Numaralı Kararname ile de söz konusu kredilerin sadece alınması esnasında ilk defa düzenlenen kağıtlar ile bu kredilerin geri ödenmesinden dolayı düzenlenecek evrakların da damga vergisi nispetinin ‘ 0 ‘ olduğu yürürlüğe girmiştir.
V-SONUÇ:
Dövize endeksli krediler,limiti belli bir döviz cinsine bağlı tutulan, bu limitle sınırlı olarak ikraz tarihinde geçerli döviz alış kurları üzerinden TL olarak ödenen,geri
ödemeleri ve faizleri endekslenen döviz cinsi ve tutara göre hesaplanarak TL olarak tahsil edilen kredilerdir.Mevcut yasal düzenlemeler kapsamında,döviz kredileri sadece ihracat ve
döviz kazandırıcı işlemlerin finansmanında kullanılabilmesine karşın,dövize endeksli krediler
her türlü ticari faaliyetin finansmanında kullanılabilmektedir.
Bilindiği üzere,yurt dışından alınan kredilere ilişkin faiz,kur farkı ve diğer
finansman masrafları KDV Kanunu’nun 16/1-a ve 17/4-e maddeleri uyarınca katma değer
vergisine tabi bulunmamaktadır.Bu husus 46 Seri No’lu KDV Genel Tebliği’nin (5) A.bölü- münde de açıklanmış olup,dolayısıyla krediyi kullanan holdingin finansman masraflarını krediyi kullandırdığı şirkete aktarımı da katma değer vergisine tabi bulunmamaktadır.Türkiye ’de bulunan bir firmanın yurt dışında mukim bir banka veya finans kurumundan kredi temin etmiş olması halinde söz konusu banka veya finans kuruluşuna yapılacak geri ödemelerde faiz kısmı üzerinden vergisel yükümlülükler gündeme gelmektedir.
Mevzuat açısından olaya baktığımızda öncelikle şunu görmekteyiz ki yurt dışındaki bankalar veya finans kuruluşlarının statüsü dar mükellef konumundadır ve dar mükellef kurumların Türkiye’de elde etmiş oldukları menkul sermaye iratları Kurumlar
(5). 17.03.1995 tarih ve 22230 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanmıştır.
-4-
Vergisi Kanunu’nun 24.maddesi gereğince stopaja tabi bulunmaktadır.Hatırlanacağı üzere,söz
konusu kanun hükmünde dar mükellefiyete tabi kurumların ticari,zirai ve diğer kazanç ve
iratları dışında kalan kazanç ve iratları ile telif,imtiyaz,işletme,ticari unvan,alameti farika ve benzeri gayri maddi hakların satışı,devir ve temliki mukabilinde alınan bedellerin % 25 nispetinde kurumlar vergisine tabi olduğu açıktır.Fakat,93/5147 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yabancı devletler,uluslararası kurumlar veya yabancı banka ve kurumlardan alınan her tür- lü krediler için ödenecek faizler için stopaj nispeti % 0 olarak tespit edilmiştir.Dolayısıyla,
yurt dışından alınan krediler için stopaj yükümlülüğü bulunmamaktadır.
anahtar kelimeler; dövize endeksli kredi, dövize endeksli krediler
Anahtar Kelimeler; döviz kredisi, döviz endeksli kredi, döviz endeksli krediler
I-GİRİŞ:
Dövize endeksli krediler, bir firma lehine tespit edilen kredinin belli bir döviz cinsine endekslenerek, firmalara bu limit dahilinde ödeme tarihindeki banka döviz alış kurları üzerinden Türk Lirası veya Yeni Türk Lirası olarak ödenen kredilerdir. Döviz kurlarındaki artışın, Türk Lirası veya Yeni Türk Lirası faizlerinin altında kalacağını öngören firmalar için uygun bir finansman kaynağıdır. Her türlü ticari faaliyetin finansmanında kullanılabilen dövi- ze endeksli krediler ihracat taahhüdü doğurmadığından firmalar açısından taahhüt açığı ve müeyyide riski doğurmaz. Vadesi üç aya kadar olan spot dövize endeksli kredilerde faiz ödeme si vade sonunda, üç aydan daha uzun vadeli olan kredilerde ise devre sonlarında ve vade sonlarında yapılmaktadır.
II-DÖVİZE ENDEKSLİ KREDİLERDE ANAPARA KUR FARKINDAN KAYNAKLANAN KKDF VE BSMV TUTARI:
Dövize endeksli kredilerde, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası talimatları gereği kredinin erken kapanması, krediye ara ödeme yapılması veya taksit ödemesi durumun- da ödeme yapılan tarihteki kurun kredinin daha önceki taksit tarihlerindeki ve kredinin kullan dırım tarihindeki kurdan yüksek olması durumunda kalan anapara toplamı üzerinden KKDF*, ödeme yapılan tarihteki kurun kredinin kullandırım kurundan yüksek olması durumunda da ödenen taksit içindeki anapara kur farkı üzerinden BSMV* tahsil edilmekte ve ilgili kurumla- ra aktarılmaktadır. KKDF muafiyeti olan konut kredileri hariç tüm dövize endeksli bireysel kredilerde kur farkından kaynaklanan KKDF ve BSMV tahsil edilmektedir. Taksit tutarı için- de bulunan KKDF ve BSMV, dövize endeksli olsun olmasın tüm bireysel kredilerde, kredi faiz tutarı üzerinden hesaplanmaktadır.Anapara kur farkından kaynaklanan KKDF ve BSMV tutarları ise sadece dövize endeksli bireysel kredilerde, kurun yükselmesi durumuna istinaden anapara üzerinden hesaplanmakta ve taksit üzerine eklenerek tahsil edilmektedir. Kredinin erken kapatılma, krediye ara ödeme yapılma veya taksit ödenme tarihin- deki kurun daha önceki taksit tarihlerinden ve kredinin kullandırım kurundan yüksek olması durumunda, taksit ödeme tarihindeki kur ile daha önce tahsil edilen taksit tarihlerinde veya kredi kulandırım tarihindeki kurların en yükseği arasındaki farkın, bir önceki taksit ödendik- ten sonra kalan anapara ile çarpımı KKDF matrahı olup, bu tutarın %10’u KKDF olarak;tak- sit ödeme tarihindeki kurun kullandırım tarihindeki kurdan yüksek olması durumunda, ödenen taksit içindeki anaparanın taksit ödeme tarihindeki kur ile kullandırım tarihindeki kur farkıyla çarpımı BSMV matrahı olup, bu tutarın %5’i BSMV olarak tahsil edilmektedir.KKDF’ye tabi olmayan krediler (konut kredisi gibi) kur farkından kaynaklanan KKDF’ye de tabi değildir.Bu krediler için kurun yükselmesi durumunda BSMV oluşacak ve taksitle birlikte yalnız BSMV tahsilatı gerçekleştirilecektir.
*Ercan ALPTÜRK-Gelirler Başkontrolörü
*KKDF:Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu,BSMV:Banka-Sigorta Muameleleri Vergisi
-1-
Dövize endeksli konut kredisi, kredi kullandırım tarihinde mevzuat çerçevesinde KKDF’den muaf olarak kullandırılmışsa, kur farkından kaynaklanan KKDF’ye de tabi olmaz. Ancak taksit ödeme tarihindeki döviz kurunun, kredinin kullandırım tarihindeki kurdan yük- sek olması durumunda kur farkından kaynaklanan BSMV tutarı, taksit tutarına eklenerek müş teriden tahsil edilir.Erken kapama, ara ödeme veya taksit ödeme tarihindeki döviz kurunun, ödenen taksitten önceki taksit tarihlerindeki ve kredinin kullandırım kurundan düşük veya eşit olması durumunda anapara kur farkından kaynaklanan KKDF ödenmez.Taksit ödeme tarihindeki kurun, kredinin kullandırım kurundan düşük ya da eşit olması durumunda taksit tutarı içindeki anapara üzerinden hesaplanan anapara kur farkından kaynaklanan BSMV ödenmez. Erken kapama yani kredinin kalan tutarının vadesinden önce ödenerek kredinin kapatılması durumunda, ödeme tarihindeki kurun daha önceki taksit ödeme tarihleri ve kredi kullandırım tarihindeki kurdan yüksek olması durumunda ve ara ödeme yani kredinin 1 taksit tutarından daha fazla miktarının kredi bakiyesine mahsuben ödenmesi durumunda, ödeme tarihindeki kurun daha önceki taksit ödeme tarihleri ve kredi kullandırım tarihindeki kurdan yüksek olması durumunda KKDF tahsil edilir.Erken kapama ve ara ödeme tarihindeki kurun, kredi kullandırım tarihindeki kurdan yüksek olması durumunda, anapara kur farkından kaynak lanan BSMV tahsil edilir.Anapara kur farkından kaynaklanan tutarlar üzerinden %10 KKDF ve %5 BSMV (taksit içindeki anapara üzerinden) tahsil edilmektedir.
Anapara kur farkından kaynaklanan KKDF ve BSMV tutarları kredinin erken ka- pandığı, ara ödeme yapıldığı ya da taksitinin ödendiği gün krediye ilişkin ödeme miktarının üzerine eklenerek ödenir Dövize endeksli kredilerde anapara üzerinden doğan kur farkları,6802 Sayılı Gider Vergileri Kanunu’nun 28. ve devamı maddeleri ile Bakanlar Kurulu’nun 88/12944 ka- rar sayılı (1) ve 95/7267 karar sayılı (2) kararnameleri gereği, Banka Sigorta Muamele Vergisi ile Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu’na tabidir.
Anapara kur farkından kaynaklanan KKDF ve BSMV tutarlarının ödenmemesi kredi taksitinin ödenmemesi ile aynı sonucu doğurmaktadır. Yani anapara kur farkından kay- naklanan KKDF ve BSMV’nin ödenmemesi durumunda taksit de tahsil edilmemiş olacak ve kredi, imzalanan kredi sözleşmesi gereği işlem görecektir.
___________________________________________________________________________
(1).07.06.1988 tarihli 19835 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanmıştır.
(2).15.09.1995 tarihli 22405 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanmıştır.
-2-
III-YURT DIŞINDAN TEMİN EDİLEN KREDİLER İLE İLGİLİ VERGİSEL ÖZELLİKLER:
163 No’lu VUK Genel Tebliği’nde (3);“Döviz kredisi kullanılarak yurt dışından sabit kıymet ithal edilmesi sırasında veya bu kıymetlere ilişkin borç taksitlerinin değerlemesi dolayısıyla ortaya çıkan kur farklarından, sabit kıymetin iktisap edildiği dönem sonuna kadar olanların, kıymetin maliyetine eklenmesinin zorunlu olduğu, aynı kıymetle ilgili söz konusu dönemden sonra ortaya çıkan kur farklarının ise ait oldukları yıllarda doğrudan gider yazılması yada maliyete eklenmek sureti ile amortisman yolu ile itfası mümkün bulunmaktadır.”şeklinde açıklamalar yapılmıştır.
Ayrıca,163 No’lu VUK Genel Tebliği’nde; yatırımların finansmanında kullanılan kredilerle ilgili faizlerden kuruluş dönemine ait olanların sabit kıymetlerle birlikte amortisman yolu ile itfa edilmek üzere yatırım maliyetine eklenmesi, işletme dönemine ait olanların ise doğrudan gider yazılması ya da maliyete intikal ettirilerek amortisman yolu ile itfasının mümkün olduğu da açıklanmıştır. Yatırım indirimi uygulaması ile ilgili 187 nolu GVK Genel Tebliği’nin IV-b bölümünde de; “Yatırım indirimi konusuna giren aktif değerlerin finansmanında kullanılan krediler nedeni ile doğan kur farkları ve faizler, yatırıma konu iktisadi kıymetlerin maliyet unsuru olduğundan, yatırım indirimi kapsamına girmektedir. Buna göre yatırım konusu iktisadi kıymetlerin aktife alındığı dönemin sonuna kadar ortaya çıkan ve maliyete intikal ettirilen kur farklarına ve faizlere yatırım indirimi uygulanır.Ancak yatırım konusu iktisadi kıymetlerin aktifleştirilerek üzerinden amortisman ayrılabilir hale geldiği dönemi izleyen dönemin başından itibaren, bunlarla ilgili ortaya çıkan kur farkları ve faizlere yatırım indirimi uygulanması mümkün değildir.” şeklinde açıklamalar yapılmıştır.
238 No’lu VUK Genel Tebliği’nde (4) konu ile ilgili yapılan açıklama şu şekildedir:“ .... emtianın satın alınıp işletme stoklarına girdiği tarihe kadar oluşan kur farklarının maliyete intikal ettirilmesi zorunludur. Stokta kalan emtia ile ilgili sonradan ortaya çıkacak kur farklarının ise, ilgili bulundukları yıllarda gider yazılması veya maliyete intikal ettirilmesi mümkün bulunmaktadır.İşletmelerin finansman temini maksadı ile bankalardan veya benzeri kredi müesseselerinden aldıkları krediler için ödedikleri faiz ve komisyon giderlerinden dönem sonu stoklarına pay vermeleri zorunlu bulunmamaktadır. Buna göre mükellefler söz konusu ödemelerini doğrudan gider olarak kaydedebilecekleri gibi, diledikleri takdirde stokta bulunan emtiaya isabet eden kısmını maliyete dahil edebileceklerdir.”
___________________________________________________________________________
(3).27.01.1985 tarih ve 18648 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanmıştır.
(4). 02.03.1995 tarih ve 22218 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanmıştır.
-3-
IV-YABANCI KREDİ KURULUŞLARINDAN ALINAN KREDİLERDE
DAMGA VERGİSİ VAR MI?
488 Sayılı Damga Vergisi Kanunu’na göre;Kanuna ekli 1 sayılı tablodaki kağıtlar damga vergisine tabidir. Bu kağıtları imza edenler damga vergisi mükellefidir.Ayrıca Yabancı memleketlerde Türkiye deki yabancı elçilik ve konsolosluklarda düzenlenen kağıtlar , Türkiye deki resmi dairelere ibraz edildiği , üzerinde devir veya ciro işlemleri yürütüldüğü veya herhangi bir suretle hükümlerinden faydalanıldığı taktirde vergiye tabi tutulur. Kanuna ekli 1 sayılı tabloda çeşitli işlemlere ilişkin damga vergisi oranları gösterilmiştir. Damga vergisi nispi ve maktu olmaküzere iki şekilde alınmaktadır.Nispi vergide kağıtların nevi ve mahiyeti ile üzerinde yazılı para maktu vergide ise kağıtların mahiyeti esas alınır.Damga vergisi ödeme şekilleri , vergiye konu işlemin mahiyetine göre farklılık göstermektedir.Öde- me işleme konu kağıtlara pul yapıştırılması , kanunda saklı hallerde basılı damga konulması veya makbuz verilmesi yada istihkaktan kesinti yapılması suretiyle ödenir
Damga vergisi kanununa eklenen mükerrer 30. madde ile yabancı ülkelerin kredi kuruluşlarından ve diğer her türlü dış kaynaklardan direkt veya Türkiye’de faaliyet gös- teren kuruluşları vasıtasıyla alınacak kredilerde ve bu kredilerin geri ödenmesinde düzenlene- cek kağıtlarda damga vergisi nispetini “ 0 “ a kadar indirmeye , indirilen nispeti kanuni seviye sine kadar çıkartmaya ve bu nispetler dahilinde kredi türleri itibariyle farklı nispetler tespit etmeye ve bu konu ile ilgili usul ve esasları belirlemeye Bakanlar Kurulu yetkili kılınmıştır. 87/12067 Numaralı Kararname ile de söz konusu kredilerin sadece alınması esnasında ilk defa düzenlenen kağıtlar ile bu kredilerin geri ödenmesinden dolayı düzenlenecek evrakların da damga vergisi nispetinin ‘ 0 ‘ olduğu yürürlüğe girmiştir.
V-SONUÇ:
Dövize endeksli krediler,limiti belli bir döviz cinsine bağlı tutulan, bu limitle sınırlı olarak ikraz tarihinde geçerli döviz alış kurları üzerinden TL olarak ödenen,geri
ödemeleri ve faizleri endekslenen döviz cinsi ve tutara göre hesaplanarak TL olarak tahsil edilen kredilerdir.Mevcut yasal düzenlemeler kapsamında,döviz kredileri sadece ihracat ve
döviz kazandırıcı işlemlerin finansmanında kullanılabilmesine karşın,dövize endeksli krediler
her türlü ticari faaliyetin finansmanında kullanılabilmektedir.
Bilindiği üzere,yurt dışından alınan kredilere ilişkin faiz,kur farkı ve diğer
finansman masrafları KDV Kanunu’nun 16/1-a ve 17/4-e maddeleri uyarınca katma değer
vergisine tabi bulunmamaktadır.Bu husus 46 Seri No’lu KDV Genel Tebliği’nin (5) A.bölü- münde de açıklanmış olup,dolayısıyla krediyi kullanan holdingin finansman masraflarını krediyi kullandırdığı şirkete aktarımı da katma değer vergisine tabi bulunmamaktadır.Türkiye ’de bulunan bir firmanın yurt dışında mukim bir banka veya finans kurumundan kredi temin etmiş olması halinde söz konusu banka veya finans kuruluşuna yapılacak geri ödemelerde faiz kısmı üzerinden vergisel yükümlülükler gündeme gelmektedir.
Mevzuat açısından olaya baktığımızda öncelikle şunu görmekteyiz ki yurt dışındaki bankalar veya finans kuruluşlarının statüsü dar mükellef konumundadır ve dar mükellef kurumların Türkiye’de elde etmiş oldukları menkul sermaye iratları Kurumlar
(5). 17.03.1995 tarih ve 22230 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanmıştır.
-4-
Vergisi Kanunu’nun 24.maddesi gereğince stopaja tabi bulunmaktadır.Hatırlanacağı üzere,söz
konusu kanun hükmünde dar mükellefiyete tabi kurumların ticari,zirai ve diğer kazanç ve
iratları dışında kalan kazanç ve iratları ile telif,imtiyaz,işletme,ticari unvan,alameti farika ve benzeri gayri maddi hakların satışı,devir ve temliki mukabilinde alınan bedellerin % 25 nispetinde kurumlar vergisine tabi olduğu açıktır.Fakat,93/5147 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yabancı devletler,uluslararası kurumlar veya yabancı banka ve kurumlardan alınan her tür- lü krediler için ödenecek faizler için stopaj nispeti % 0 olarak tespit edilmiştir.Dolayısıyla,
yurt dışından alınan krediler için stopaj yükümlülüğü bulunmamaktadır.
anahtar kelimeler; dövize endeksli kredi, dövize endeksli krediler
0 yorum:
Yorum Gönder